Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ( AİHM ) Başvuru

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Bireysel Başvuru Nasıl Yapılır ? 

  • Bireysel başvuru hakkı sözleşmeye taraf bir devletin yargı yetkisi içinde bulunan ve sözleşmede güvenceye altına alınan hakların ihlal edilmesinden dolayı zarar gördüğünü iddia eden herkese tanınmıştır. Başvuruda bulunmak için hakkın ihlal edildiği devletin vatandaşı olmaya veya tam ehliyetli olmaya gerek yoktur. Sözleşme, gerçek kişiler yanında tüzel kişiliğe sahip hükümet dışı örgütlerinde başvuru hakkını tanır. Hükümet dışı örgütler sadece örgütün gördüğü zarar nedeniyle başvuruda bulunabilir. Avrupa Konseyi yeterli kaynakları bulunmayan başvurucular için bir adli yardım sistemi uygulamaya koymuştur.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne Başvurunun Kabuledilebilirlik Şartları

  • 1. Başvuru formu ve Mahkeme İçtüzüğünün 47. maddesi 
  • 2. İç hukuk yollarının tüketilmesi ve altı aylık süre kuralı (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 1. fıkrası)
  • 3. Başvuru hakkının kötüye kullanılması (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası) 
  • 4. Mükerrer başvuru veya daha önce başka bir uluslararası organa sunulmuş olan başvuru (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 2. fıkrası) 
  • 5. Mağdurluk statüsü (Sözleşme’nin 34. Maddesi)
  • 6. Kişi bakımından (ratione personae) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası) 
  • 7. Yer bakımından (ratione loci) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
  • 8. Zaman bakımından (ratione temporis) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
  • 9. Konu bakımından (ratione materiae) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
  • 10. Önemli bir zararın bulunmaması (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası (b) bendi) .
  • 11. Açıkça temelsizlik (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası) .
  • 12. Son notlar 

1. Başvuru formu ve Mahkeme İçtüzüğünün 47. maddesi
Mahkeme önünde başvurunuzun kabuledilebilir bulunabilmesi için öncelikle başvuru formunda istenen tüm bilgileri sunmanız gerekmektedir. Örneğin, davanızın özetini ; Sözleşme ihlallerine dairaçıklama ; ve başvuru formunun sonunda ıslak imzanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca başvuruformu ekinde iç hukuk yollarına ait karar örnekleri gibi ilgili belge örnekleri de yer almalıdır.

Başvuru formunuz isimsiz olmamalıdır.
Mahkeme’nin başvurucuyu belirleyebilmesi için isminizi yazmanız gerekmektedir.

Kimliğinizin kamuya açıklanmasını istemiyorsanız bu hususu başvuru formunda veya daha sonra enkısa zamanda Mahkeme’ye talepte bulunarak belirtebilirsiniz. Talebinizi haklı kılabilecek sebepleri vekimliğinizin kamuya açıklanmasının sizin üzerinizde ne gibi bir etki oluşturabileceğini belirtmelisiniz. Bu konuda sadece Mahkeme karar verebilir. Mahkeme kimliğinizin saklı tutulmasına karar verirse,adınız yerine sadece ad ve soyadınızın başharfleri veya sadece bir harf ile isminiz belirtilir. Aksi takdirde, adınız Mahkeme’nin İçtihat veritabanı Hudoc’ta yayınladığı tüm belgelerde belirtilir.

Mahkeme İçtüzüğünün 47. Maddesi ile ilgili tüm belgelerin listesine Mahkeme’nin web sitesinin‘başvurucu’2 sekmesinden ulaşabileceğinizi unutmayınız.


2. İç hukuk yollarının tüketilmesi ve altı aylık süre kuralı (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 1. fıkrası)
Başvuru formunu altı aylık sürenin bitiminden önce doldurmalısınız. Sadece gereği gibi doldurulmuş başvuru formları altı aylık süreyi durdurabilir.

Başvuru formunuzu en kısa süre içerisinde ve 6 aylık süre dolmadan posta yolu ile göndermeniz gerekmektedir. Altı aylık süre, iç hukuk yollarının tükettiğinizi gösteren iç hukukta verilen nihai karar tarihinden itibaren başlar. İç hukukta verilen nihai kararın tarihi 20 Ocak ise, başvuru formunuzu en geç 20 Temmuz geceyarısından önce göndermeniz gerekmektedir. 6 aylık sürenin sonunun Cumartesi, Pazar veya resmi tatil gününe denk gelmesi bu süreyi değiştirmez.

15. Protokol yürürlüğe girdikten sonra 6 aylık süre 4 aya düşecektir.

İç hukuk yollarının tüketilmesi konusunda önce ulusal mahkemelere, iddia ettiğiniz ihlal konusunda tüm hukuki yollara başvurmalısınız. Bu iç hukuk yolları daha çok ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi, Ceza Mahkemesi veya İdare mahkemesi ve daha sonra temyiz ile varsa Yargıtay veya Anayasa Mahkemesi gibi daha üst bir yargı yoludur.

Ayrıca ulusal kanunların kuralları ve prosedürlerine uymuş olmanız gerekmektedir. Eğer ulusal mahkemeler ulusal kanunlar gereğince belirlenen yasal süre içerisinde davanızı sunmadığınız içindavanızı inceleyemedilerse, o zaman Strazburg Mahkemesi’ne sunduğunuz başvuru kabul edilemez bulunabilir.

Son olarak, ulusal yargı organlarına başvurduğunuzda Mahkeme önünde şikayetçi olduğunuz Sözleşme ihlallerinin en azından içeriğini belirtmeniz gerekmektedir.


3. Başvuru hakkının kötüye kullanılması (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3.fıkrası)
Başvurunuz bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olması nedeniyle kabuledilemez bulunabilir. Örneğin bu durum başvurunun sahte kimlikle yapılarak veya Mahkeme’ye gönderilen belgelerde sahtecilik yapılarak Mahkeme’yi yanıltmak olabilir; veya Mahkeme’nin önündekiyargılama sırasında meydana gelen veya Mahkeme önünde davanın görülmesi açısından esaslı bir unsur teşkil eden yeni ve önemli gelişmeler hakkında haberdar etmemek veya lehinize verilen bir karar gibi yeni gelişmeleri açıklamamak olabilir.

Başvurunuz hakaret edici bir dil kullanması halinde, veya dostane çözüm görüşmelerini gizli tutma ödevinin ihlal edilmesi halinde kabul edilemez bulunabilir.


4. Mükerrer başvuru veya daha önce başka bir uluslararası organa sunulmuşolan başvuru (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 2. fıkrası)
Daha önce tarafınızdan sunulmuş ve Strazburg Mahkemesi tarafından incelenmiş olan, şikayetleri ve maddi olayları esasen aynı olan başvurularınız da kabul edilemez bulunabilir.

Aynı şekilde daha önce Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi gibi başka bir uluslararası organasunmuş olduğunuz ve aynı içeriğe sahip olan başvurular da kabul edilemez bulunabilir.


5. Mağdurluk statüsü (Sözleşme’nin 34. Maddesi)
Sadece bir hakkın ihlal edilmesinden dolayı mağdursanız, bu ihlalden şikayetçi olabilirsiniz.

Doğrudan mağdur olabilirsiniz. Mesela, cezaevinde kötü muameleye maruz kaldıysanız ve buşikayetiniz ulusal yargı makamları tarafından kabul edilmediyse veya cezalandırılmadıysa veya yeterli tazminata hükmedilmediyse.

Dolaylı mağdur olabilirsiniz. Mesela doğrudan mağdur olan kişi başvurusunu Strazburg Mahkemesi’ne sunmadan önce vefat ettiyse ve en yakın akrabası olarak akrabanızın örneğinölümünden veya kaybolmasından şikayet etmek sizin için yeterli menfaat teşkil ediyorsa. Bununla beraber, sunulan şikayet başvurucunun ölümüyle veya kayıp edilmesiyle doğrudan ilgili değilse. mağdurluk statüsü kabul edilmeyelebilir.

‘Potansiyel’ mağdur da olabilirsiniz. Yabancı uyruklu iseniz ve aleyhinize resmi bir sınırdışı etme kararı bulunması ancak henüz gerçekleştirilmemiş olması halinde, ve gerçekleştirilmesi sizin içingönderildiğiniz ülkede insanlıkdışı veya aşağılayıcı muamele veya işkence görme riski teşkil ediyorsa.

Son olarak, Mahkeme’ye başvuru yapıldıktan sonra asıl başvurucunun ölmesi halinde mirasçı veyayakın akrabaysanız, yeterli menfaatlerinizin bulunması koşuluyla başvuruyu devam ettirebilirsiniz.


6. Kişi bakımından (ratione personae) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
İddia ettiğiniz Sözleşme ihlalinin Sözleşmeci Devlet tarafından işlenmiş olması veya bir şekilde Sözleşmeci Devlete yüklenebilmesi gerekir.

Başvurunuz davalı devlet bakımından şu durumlarda kabul edilemez bulunabilir :

  • –  başvuru bir bireye karşı yapılmış ise ;

  • –  başvuru Sözleşme’yi veya ek bir Protokolünü onaylamamış bir devlete karşı yapılmış ise;

  • –  veya Avrupa Birliği’nin kurumları gibi doğrudan Sözleşme’ye katılmamış uluslararası bir örgüte karşı yapılmış ise.

  • Ancak eğer başvurunuz Avrupa Birliği üye Devletlerine karşı Avrupa Birliği hukukununuygulanmasıyla ilgili ise, başvurunuz kabul edilebilir bulunabilir.

    Her gerçek kişi, özel bir şirket veya dernek gibi hükümet dışı kuruluşlar Mahkeme’ye başvurabilir.Milliyetiniz, göçmen statünüz veya hukuki ehliyetiniz ne olursa olsun, başvuru hakkınızıkullanabilirsiniz.


7. Yer bakımından (ratione loci) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
İddia ettiğiniz Sözleşme ihlalinin davalı devletin yargı yetkisi alanında veya davalı devlet tarafındanetkili bir şekilde kontrol edilen topraklarda meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Mesela davalı devlet yurtdışındaki diplomatik ve konsolosluk temsilciliklerinin diplomatik misyonlarsırasında devletin sınırları dışında bir birey üzerinde yetki ve kontrol yetkisini kullandıysa bu temsilciliklerinin eylemleri nedeniyle sorumlu bulunabilir.


8. Zaman bakımından (ratione temporis) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
Şikayetçi olduğunuz durum veya eylemlerin ilgili davalı devlette Sözleşme’nin yürürlüğe girdiğitarihten sonra gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

Bununla birlikte, şikayetiniz Sözleşme’nin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen ve bu tarihten sonra devam eden bir durumu kapsıyorsa davanız kabul edilebilir bulunabilir. Mesela davalıdevletin bireysel başvuru hakkını tanımasından 13 yıl önce meydana gelmiş olan kayıp kişi davasındaMahkeme yargı yetkisine sahip olduğunu açıklamıştır. Kayıp edilme “anlık” bir eylem veya olaydeğildir. Dolayısıyla soruşturma şeklindeki usul yükümlülüğü, kayıp kişinin akıbeti açıklanmadığısürece, nihayetinde kişinin öldüğü kabul edilecek olsa bile, potansiyel olarak devam eder.


9. Konu bakımından (ratione materiae) bağdaşmazlık (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
Başvurucu tarafından dayanılan hak, Sözleşme ve Protokollerle korunmuş olmalıdır. Örneğin yaşam hakkı veya etkili başvuru hakkı. Başvurunuz konu bakımından bağdaşmaması sebebiyle kabul edilemez bulunabilir. Örneğin, şikayetiniz sürücü belgesi alma hakkınızla veya yabancı ülke vatandaşıolarak Sözleşmeci bir Devlete girme ve oturma hakkınızla ilgiliyse.

Başvurucu tarafından dayanılan hak Sözleşmenin uygulanmasına ilişkin güvence altına alınan adilyargılanma hakkı, özel ve aile hayatına saygı hakkı, veya mülkiyetin korunması gibi haklar arasındayer almalıdır. Örneğin Sözleşme’nin 6. Maddesinin kapsamında bulunan adil yargılanma hakkıgüvencesi siyasal sığınma veya sınırdışı edilme ile ilgili davalar ile vergi davalarının büyük birçoğunluğuna uygulanamaz.


10. Önemli bir zararın bulunmaması (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası(b) bendi)
Başvurunuz önemli bir zarar görmemiş olmanız durumunda kabul edilemez bulunabilir.

Davanıza söz konusu olan zararın küçüklüğü nedeniyle olabilir. Mesela şikayetiniz icra edilmeyen bir karar yüzünden gördüğünüz 34 euroluk bir zarar veya 200 euro değerinde gecikmeli maaş ödemesi ile ilgiliyse.

Bir hakkın ihlalinin uluslararası bir Mahkeme tarafından incelenmeyi gerektirecek asgari bir ağırlıkdüzeyine ulaşmış olması gerekmektedir. Bununla beraber, bu kabuledilebilirlik kriteri koruyucu iki hüküm içermektedir: Birinci hüküm İnsan haklarına saygının davanın esastan incelenmesini gerektirip gerektirmediğidir. Bir davada söz konusu maddi tutarın sadece 17 euro olmasına rağmen,Mahkeme esasen bir karar verilmesinin gerekli olduğu kanaatine varmıştır çünkü dava, ulusal hukukta yapılan bir değişiklik sonrası sunulan ilk davaydı.

İkinci koruyucu hüküm, davanın bir ulusal yargı yeri tarafından gereği gibi görülmüş olduğunugerektirir. Mahkeme, söz konusu maddi tutarı 70 euro olan bir davayı kabul edilebilir bulmuşturçünkü konu ile ilgili ulusal düzeyde etkili bir hukuk yolu bulunmamaktaydı.

Not ediniz : Protokol 15 yürürlüğe girdikten sonra ikinci koruyucu hüküm kaldırılacaktır.


11. Açıkça temelsizlik (Sözleşme’nin 35. Maddesinin 3. fıkrası)
Başvurunuz daha önce bahsedilen bütün şekli kabuledilebilirlik koşullarını taşısada Mahkeme yine de bu başvuruyu açıkça temelsizliği nedeniyle kabuledilemez bulabilir. Başvurunuz her hangi bir şekilde Sözleşme tarafından güvence altına alınan bir hakkın ihlal edildiği görüntüsünü vermiyorsa veyaSözleşme’nin ihlal edilmediği sonucuna varılan aynı veya benzer türden çok sayıda ve yerleşik içtihat bulunuyorsa.

Davanız, hukuki iddialarınızı ve söz konusu olayları kanıtlamak için yeterli derecede delilsunmadıysanız açıkça temelsizliği nedeniyle kabuledilemez bulunabilir. Örneğin, Sözleşme tarafındangüvence altına alınan haklardan birinin ihlaline ilişkin bir belirti sunmuyorsanız.

Başvurunuz, şikayet ettiğiniz olaylar Mahkeme tarafından anlaşılmasını objektif olarak imkansız kılacak kadar çok karmaşık ise kabul edilemez bulunabilir. Aynı şey, objektif olarak imkânsız, yaniaçıkça uydurulmuş veya açıkça sağduyuya aykırı olaylarla ilgili şikayetler için de geçerlidir.

Son olarak, Mahkeme “dördüncü derece mahkemesi”, yani Yüksek Mahkeme veya Temyiz Mahkemesi değildir. Mahkeme, iç hukuk tarafından davanızdaki olayların kanıtlanmasını veya iç hukukun yorumlanması ve uygulanmasını veya ceza davasında suçluluğunuzu veya masumiyetinizi sorgulayamaz.


12. Son notlar
Strazburg Mahkemesi önündeki prosedür ücretsizdir. En az ilk aşama sürecinde bir avukat tarafındantemsil edilme zorunluluğunuz yoktur ve başvurunuzu üye devletlerin herhangi birinin resmi dillerinden birinde sunabilirsiniz.

Başvurunuz kabul edilemez bulunursa bu karara karşı hiçbir temyiz yolu bulunmamaktadır. Başvurunuz açıkça kabul edilemez bulunursa, Mahkeme uygun zamanda sizi yazılı olarak bilgilendirecektir. Bununla beraber, başvurunuz kabul edilebilir bulunursa, o zaman Mahkeme,Sözleşme tarafından güvence altına alınan haklarınızın ihlal edilip edilmediğine karar verecektir.

Mahkeme’nin vermiş olduğu kararların büyük bir bölümüne HUDOC3 içtihat veri tabanınandan erişilebilir.

Başvurunuzun Mahkeme tarafından kabul edilebilir bulunabilmesi şansını yüksek tutabilmek için sözü geçen tüm kabuledilebilirlik şartlarını göz önünde bulundurunuz. Ve Mahkeme’nin içtihat veri tabanıHUDOC ile internet sitesine bakmayı unutmayınız. Mahkeme’nin kabuledilebilirlik kriterlerini uygulama rehberi4 gibi diğer yayınlarına da Mahkeme’nin internet sitesi üzerinden ulaşabilirsiniz.

admin

Avukat Ahmet Aykut YILDIZ ; Ankara Ceza Avukatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir